AHLAKİ DEĞERLER

Aşırı hırs ve kıskançlık bizi saf duygulardan uzaklaştıran, doğruları yapmaktan alıkoyan en önemli etkenler.

Özünün sözünün bir olmaması vb davranışlar etik ve ahlak dışı davranış şekilleridir. Özünde insan ve toplumun mutluluğunu hedef alan evrensel kurallar manzumesini oluştururlar.

Eğer kalıcı başarılar istiyorsak etrafımızda sürekli bizi göklere çıkaran ve her yaptığımızı alkışlayanlar değil, bizi uyaran, bize acı da olsa doğruları söyleyen, yeri geldiğinde eleştiren kişilere daha fazla yer vermek zorundayız.

 

Etik ve ahlaki değerler genellikle yazılı olmayan kuralları içerirler. Bir kısmı dinsel öğeler içermektedir, bir kısmı ise toplum hayatının getirdiği tarihsel tecrübelerden oluşturulmuşlardır. Hak ve hukuk temelinde, özünde insan ve toplumun mutluluğunu hedef alan evrensel kurallar manzumesini oluştururlar. Her toplum ve mesleki grup için bazı farklılıklar içermekle beraber, genellikle benzerdirler. Kişisel kaprislerle insanları hak etmedikleri muamelelere tabi tutmak, elindeki gücü kişisel menfaatlerine alet etmek, insanların başarısızlığı, mutsuzluğu, huzursuzluğu için çalışmak, kendi menfaati için haksız yere insanları karalamak, zor durumda bırakmak için  elinden geleni yapmak, özünün sözünün bir olmaması vb davranışlar etik ve ahlak dışı davranış şekilleridir.

Aslında önem verilir ve uygulanırsa bireyleri ve toplumu mutlu edecek etik ve ahlaki değerlere insanoğlu nedense sıklıkla uyum göstermez ve bu kurallara karşı aksi yönde davranışlar sergiler. Peki insanoğlunu buna iten sebepler nelerdir?

Birçok sebep olmakla beraber, en önemlileri olarak aşırı hırs, kıskançlık, bilgisizlik, mal, para, makam ve mevkilerin insanda hissettirdiği sınırsız güç duygusu sayılabilir.

Balzac, “hırs ve tamahın başladığı noktada saf duygular sona erer” diyor. Aşırı hırs ve kıskançlık bizi saf duygulardan uzaklaştıran, doğruları yapmaktan alıkoyan en önemli etkenler.

“Bu dün